130 Tütünün Maliyeti

Tütünün Maliyeti
Bu derste ülke ve hane gelirlerinin, sağlık harcamalarının ne kadarının sigaraya ayrıldığını, tütünün ekonomik ve soysal maliyetini, sigara içenlerin bu maliyetlerin farkında olup olmadığını kısaca gözden geçireceğiz. Hükümetlerin tütün kontrolündeki rolü, tütün kontrolünün hangi yöntemlerle yapılabileceği ve maliyetini karşılayıp karşılamadığı konularına değineceğiz. Aşağıda başlıklarını gördüğünüz 7 bölümde tütünün birey ve toplum üzerindeki maliyetini tekrar hatırlayacağız.

   1. Tütün kullanımı sağlığı nasıl etkiliyor?
   2. Tütün kullanımı sağlık harcamalarını etkiliyor mu? 
   3. Tütün kullanımının bireylere maliyeti nedir? 
   4. İçenler sigaranın risk ve maliyetinin farkında mı? 
   5. Hükümetler devreye girmeli mi?
   6. Tütün kontrolü maliyet/etkin bir müdahale midir?
   7. Tütün talebini azaltmaya yönelik yaklaşımlar


Bu dersin hazırlanmasında aşağıdaki kaynaklardan yararlanmıştır:
   1. Curbing the Epidemic Governments and the Economics of Tobacco Control The World Bank, Washington, 1999
   2. Yürekli A. Tütün kontrolü neden Türkiye’nin toplum sağlığı gündeminde öncelikli olmalı? Devletin ve toplumun sorumlulukları.  
   3. Onder Z. The Economics of Tobacco in Turkey: New evidence and demand estimates. WHO Tobacco Control Papers (University of California, San Francisco) 2002. 
   4. De Beyer J. Tobacco:  health effects, and socio-economic issues. Lecture at George Washington University, October, 2001
 

Tütün kontrolü politikaları ekonomiye zarar verir mi?
Sigaranın insan sağlığına yönelik önemli bir tehdit olduğu tüm dünyada genel kabul görmektedir. Hükümetler buna rağmen tütün kontrolü için harekete geçmemekte ve vergi artışı, tanıtım, reklam ve promosyonlara karşı kapsamlı sınırlamalar, kamuya açık yerlerde sigara içiminin kısıtlanması gibi gerekli önlemleri almaktan kaçınmaktadır. Bunun nedeni politikacı ve yöneticilerin sigara satışlarındaki azalmanın binlerce kişinin işsiz kalmasına, artan vergi oranlarının hükümet gelirlerinde azalmaya ve yüksek fiyatların sigara kaçakçılığında büyük artışa yol açacağını düşünmeleridir. Sigara endüstrisi de bu şekilde düşünülmesini isteyerek bu yönde propaganda yapmaktadır.
Tütün talebini azaltma politikalarına yönelik korkuların büyük oranda yersiz olduğu gösterilmiştir:
  Vergilerin artışı uzun dönemde iş kaybına yol açmaz
  Vergi artışı hükümet gelirlerini azaltmaz, aksine artırır

  Asıl önemlisi bu yönde politikalar ekonomiye zarar vermezken, kişilerin ve toplumun sağlığında emsalsiz gelişme sağlar

ANIMSAYALIM: Sigaranın insan sağlığına yönelik önemli bir tehdit olduğu tüm dünyada genel kabul görse de, hükümetler ekonomik kayıplara yol açacağı endişesi ile tütün kontrolü için harekete geçmemektedir. Bu kaygıların büyük oranda yersiz olduğu gösterilmişse de, sigara endüstrisi de bu şekilde düşünülmesini isteyerek bu yönde propaganda yapmakta.

 

Marketlerde sigara standları. Endüstrinin bu uygulamaya verdiği isim POWERWALLS

1. Tütün kullanımı sağlığı nasıl etkiliyor?
Sigara içen kişi hızla bağımlı haline gelir. Sigaranın neden olduğu sağlık sorunları ise başka etkenlerle kıyaslanamayacak kadar fazladır. Başta akciğer olmak üzere kanserler, kalp damar ve solunum yolu hastalıkları gibi pek çok hastalığın sigara ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Sigaraya bağlı erken ölüm oranları çok yüksektir. Uzun süredir sigara içenlerin yarısının bu nedenle hayatını kaybettiği ve sigaranın bu kişilerin hayatlarından 20-25 yıl aldığı hesaplanmıştır. Bu ölümlerin büyük çoğunluğu kişilerin halen üretken oldukları, topluma ve ailelerine katkı sağlamaya devam ettikleri orta yaşlarda gerçekleşmektedir.
Sigaraya bağlı ölümler yakın zamana dek daha çok gelişmiş ülkelerdeki erkeklerde görülmekteydi. Artık diğer ülkelerdeki erkekler ve gelişmiş ülkelerdeki kadınlar da sigara nedeniyle hayatını kaybeder olmuştur. 1990 yılında sigaraya bağlı 3 ölümden 2’si ve 2000 yılında 4 ölümden 2’si gelişmiş ülkelerde gerçekleşmiştir. 2030 yılında ise sigaraya bağlı 10 ölümden 3’ünün gelişmiş ülkelerde, 7’sinin ise gelişmekte olan ülkelerde gerçekleşmesi beklenmektedir.
Sigara, içmeyenlerin de sağlığını etkiler. Anne veya babaları sigara içen pasif içici çocuklar düşük doğum ağırlığı, solunum hastalıkları ve ani bebek ölümü sendromu gibi riskler; erişkin pasif içiciler de artmış mortalite ve morbidite riski taşır.
Sigara ile mücadelede ağırlık çocukların ve gençlerin sigara bağımlılığına yakalanmamalarına yönelik olsa da, -bugünden itibaren kimse sigara içmeye başlamasa bile- bunun önümüzdeki on yıllar boyunca sigaranın yol açacağı ölümlerin engellenmesine katkısı sınırlı olacaktır. Yaşadığımız yüzyıl içinde sigaraya bağlı gerçekleşecek ölümler çok büyük oranda halen sigara içmekte olanlar arasında görülecektir. Bu nedenle sadece sigaraya başlamama değil, sigara bırakmanın da yararlarına odaklanarak erişkinlerin sigara bırakmaları sağlanmalıdır.

ANIMSAYALIM: Sigara içen kişi hızla bağımlı haline gelir. Sigaranın neden olduğu sağlık sorunları ise başka etkenlerle kıyaslanamayacak kadar fazladır. Sigara, içmeyenlerin de sağlığını etkiler. Sigaraya bağlı erken ölüm oranları çok yüksektir.

2. Tütün kullanımı ve sağlık harcamaları arasında nasıl bir ilişki var?
Yüksek gelirli ülkeler sağlık bütçelerinin %6 ila %15’ini sigaraya bağlı sağlık sorunlarına harcamaktadır. Buradaki kilit sorun, sigara içenlerin içmeyenlerden daha fazla sağlık harcamasına neden olması ve toplumun genelinden alınan vergilerle sağlanan sağlık hizmetinin ne kadarının sigara nedenli hastalıklara ayrılacağıdır.
1994 yılında yapılan hane halkı tüketim harcamasına göre Türkiye’de evlerin %63.7’sinin her ay sigaraya para harcadığı belirlenmiştir. Yine bu araştırmalarda Türkiye’de sigaraya harcanan para, 1987-1994 yılları arasında artış göstermiştir ve sağlığa ayrılan paraya yakındır.
Türkiye İstatistik Kurumu 2002-2005 yılları arasında Türkiye hane halkı tüketim harcamalarını incelemiştir. Bu araştırmada alkollü içecek, sigara ve tütün için yapılan harcamaların bu yıllar arasında düzenli olarak artmış ve sağlık, eğlence-kültür ve eğitim kalemlerinden fazla olduğu saptanmıştır.

ANIMSAYALIM: Yüksek gelirli ülkeler sağlık bütçelerinin %6-15’ini sigaraya bağlı sağlık sorunlarına harcamaktadır. Türkiye’de sigaraya harcanan para, 1987-1994 yılları arasında artmıştır; sağlık, eğlence-kültür ve eğitim kalemlerinden fazladır.

3. Tütün kullanımın bireylere maliyeti nedir?
Türkiye’de hane gelirlerinin %2.5’inin sigaraya harcandığı belirlenmiştir. Sigaraya yapılan harcamaların gelir gruplarına göre dağılımı da incelenmiş ve düşük gelirli gruplarda harcama oranlarının daha fazla (%4.25), zengin gruplarda ise daha az (%1.65) olduğu görülmüştür.
Bu rakamlar sigara içilen ve içilmeyen evlerin ortalaması olduğuna göre, sigara içilen bir evin gelirlerinin %2 ila %10’unu sigaraya ayırması beklenebilir. Asgari ücretin 585 YTL olduğu ülkemizde aylık sigara harcamasının özellikle düşük gelirli kesim için ne denli önemli olduğu aşikardır. Sigara harcamalarının kısıtlanmasının aile bütçesinde sağlayacağı yarara kimse ilgisiz kalamayacaktır.


1996 yılındaki tütün ürünleri reklam ve tanıtım yasağı sonrası sigara firmalarının marka uygulamaları. 
ANIMSAYALIM: Ülkemizde hane gelirlerinin %2.5’i sigaraya harcanmaktadır.

4. İçenler sigaranın risk ve maliyetinin farkında mı?
Sigara içenlerin keyif alma, yoksunluk belirtilerinden kurtulma gibi kazanımları olur. Genel ekonomi kurallarına göre bu kazanımların faydası maliyetinden fazla olmalıdır, zira öyle olmasa sigara içenler bunun için para ödemezlerdi diye düşünülebilir.
Ancak; sigara içenlerin çoğu bu tercihleri nedeniyle maruz kaldıkları hastalık ve erken ölüm riskinin boyutundan haberdar değildir. Yapılan çalışmalarda özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerdeki sigara içicilerinin bu riskten neredeyse hiç haberdar olmadıkları gösterilmiştir. Daha yüksek gelirli ülkelerde yapılan çalışmalarda ise, sigara içenlerin artmış bir riskten haberdar oldukları ancak bunun boyutunu küçümsedikleri gösterilmiştir.
Bundan başka; sigaraya genellikle ergenlik veya gençlik çağında başlanır. Bilgi verilse bile bu çağdaki tercih yapma kapasitesi tam gelişmemiştir. Gençler, sigaranın sağlık üzerine etkilerini ve sigaraya bağımlı olma risklerini küçümserler. Toplumlar aslında ergenlerin karar verme kapasitelerinin gelişmemiş olduğunun farkındadırlar ve belirli bir yaşa kadar, evlenme, oy verme, araba sürme gibi bazı kararları vermelerini kısıtlarlar. Sigara için de benzer durum geçerli olmalıdır.
Son olarak; sigaranın içmeyenler üzerinde de zararı vardır. Çevresel tütün dumanı, sigara içmeyenler için önemli sağlık sorunlarına ve ekonomik kayıplara yol açmaktadır.
Bu üç temel mesele nedeniyle sigara alma tercihi normal şartlar altında veya özgür irade ile alınan bir karar sayılamaz.
Sigara için temel ekonomik kurallar geçerli değildir. Hatta sigara tüketimi için, ürünün fiyatının artması o ürüne olan talebi azaltır, temel ekonomik kuralı da tam olarak geçerli değildir.

ANIMSAYALIM: Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerdeki sigara içicilerinin çoğu bu tercihleri nedeniyle maruz kaldıkları hastalık ve erken ölüm riskinin boyutundan neredeyse hiç haberdar olmadıkları gösterilmiştir. Daha yüksek gelirli ülkelerde ise, sigara içenlerin artmış bir riskten haberdar oldukları ancak bunun boyutunu küçümsedikleri gösterilmiştir.

5. Hükümetler devreye girmeli mi?
Sigara içmenin kişisel bir tercih olduğu ve bu nedenle hükümetlerin buna karışmaması gerektiğini söyleyenler çıkabilir. Ancak serbest pazar ve birey özgürlüğünü şiddetle savunan ekonomistler bile, hükümetlerin tütün tüketiminin azaltılması için eyleme geçmesi gerektiğini belirtmektedir.
Evet hükümetler sigara bağımlılığı ile mücadele etmeli ve tütün tüketiminin azaltılmasını sağlamalıdır. Çünkü;  

  • Sigara içenler bunun risklerini bilmemektedir. Çin’de sigara bağımlılarının %60’ı sigaranın zararsız veya hafif zararlı olduğunu düşünmektedir. 
  • Sigara içenlerin çoğu çocuk yaştadır. Sigaraya başlama yaşı çok küçüktür. Dünya Bankası verilerine göre, 1996’da Türkiye’de 7-13 yaş arasında sigara içen erkek çocuk oranı %14’tür. Grafikte Bilir N ve ark.’nın 1997’de yayınladıkları araştırmaya göre ülkemizde sigara içenlerin başlama yaşına göre dağılımı görülmektedir. Sigara içenlerin yarısından fazlası sigaraya ergenlik dönemlerinde başlamıştır.  

  

  • Nikotinin bağımlılık gücü azımsanmaktadır. Çoğu kişi nikotinin ne kadar bağımlılık yaratıcı bir madde olduğunu bilmemektedir. 
  • Çevresel tütün dumanı herkesi etkilemektedir. Sigara içmeyenler de tütün kullanımına bağlı sağlık sorunları yaşamaktadır.

ANIMSAYALIM: Serbest pazar ve birey özgürlüğünü şiddetle savunan ekonomistler bile, hükümetlerin tütün tüketiminin azaltılması için eyleme geçmesi gerektiğini belirtmektedir.

6. Tütün kontrolü maliyet-etkin bir müdahale midir?
Tütünün maliyetini biliyoruz, peki tütün kontrolünün maliyet etkinliği nedir? Politikacılar tütün kontrolü konusunda harekete geçmekten çekinir. Bunun öncelikli nedeni de tütün kontrolünün iş kaybına ve ekonomik sorunlara yol açacağı endişesidir. Ancak, tütün tüketiminde azalma ülke ekonomisinde azalma anlamına gelmez. Sigara içenler, sigaraya harcadıkları parayı başka alanlara harcarlar ve yeni işler yaratılır. Tütün tüketimindeki azalmanın iş kaybına yol açmadığı ve bazı ülkelerde ise kazanımlar sağladığı çalışmalarla gösterilmiştir.
Politikacıların bir endişesi yüksek vergi oranlarının vergi gelirlerinde azalmaya yol açacağıdır. Gerçekte vergi oranında artış, vergi gelirlerinde de artış sağlar. Bunun nedeni vergi artış oranının, tütün gelirlerindeki azalmadan fazla olmasıdır. Vergilerdeki %10’luk artış tüketimi %4-8 arasında azaltırken vergi geliri yaklaşık %7 oranında artar.
Üçüncü konu, vergi artışının kaçakçılıkta artışa yol açacağı ve sigara tüketimi azalmadan gelirlerin azalacağı endişesidir. Kaçakçılık önemli bir problemdir, ancak kaçakçılık ne kadar yoğun olursa olsun, vergi artışı gelirlerde artış sağlar. Kaçakçılıkla mücadelenin yolu vergi artışını ertelemek değil, yasal ve polisiye önlemleri güçlendirmektir.
Dördüncü endişe ise, vergi artışının yoksul kesim üzerine uygunsuz bir yük bindirilmesine yol açacağıdır. Bireysel örneklerde etki bu şekilde olabilir, ancak karar verirken genel sonuçlara ve etkilere bakmak gereklidir. Yoksul kesimler fiyat değişikliğine en keskin yanıtı verirler ve fiyat artışının sağlayacağı yararın en çok görüleceği kesimlerdir. Ayrıca, sigara bırakma ve tütün tüketim oranlarındaki azalma ile bu kesimin mali yükü göreceli olarak azalacaktır.


ANIMSAYALIM: Tütün tüketiminde azalma ülke ekonomisinde azalma anlamına gelmez. Sigara vergilerdeki %10’luk artış tüketimi %4-8 arasında azaltırken vergi geliri yaklaşık %7 oranında artar. Kaçakçılık ne kadar yoğun olursa olsun, vergi artışı gelirlerde artış sağlar. Ayrıca yoksul kesimler fiyat değişikliğine en keskin yanıtı verirler ve fiyat artışının sağlayacağı yararın en çok görüleceği kesimlerdir.

Tütün kontrolü için para harcamaya değer mi?
Hükümetler politikaları ele alırken, tütün kontrol yöntemlerinin, diğer sağlık girişimlerine kıyasla maliyet etkin olup olmadığına bakar. Yapılan çalışmalar tütün kontrolüne harcanacak paranın kurtarılacak potansiyel yaşam yılları ile fazlasıyla karşılandığını göstermiştir. Sigara bırakma tedavilerine erişimin kolaylaştırılmasının da benzer derecede etkili olacağı düşünülmektedir. Bugün sigara içenlerin %50’si sigara nedeniyle hayatlarını kaybedeceklerdir. Bir doktor 2 hastasına sigara bıraktırdığında 1 erken ölümü engellemektedir. (Hughes, 2000)
Şu anda sigara içenlerin bırakması sağlanmadıkça önümüzdeki 50 yıl boyunca sigaraya bağlı ölümler giderek artacaktır.
Grafikte içenlerin sigarayı bırakmaması, erişkinlerin yarısının 2020 yılına kadar bırakmış olması ve genç erişkinlerde sigaraya başlamanın 2020 yılına kadar yarıya indirilmesi ile ölümlerde gözlenecek artış seyirleri görülmektedir.
 
ANIMSAYALIM: Yapılan çalışmalar tütün kontrolüne harcanacak paranın kurtarılacak potansiyel yaşam yılları ile fazlasıyla karşılandığını göstermiştir. Şu anda sigara içenlerin bırakması sağlanmadıkça önümüzdeki 50 yıl boyunca sigaraya bağlı ölümler giderek artacaktır.

7. Tütün talebi azaltılabilir mi?
Tütün talebini azaltmaya yönelik etkili yaklaşımlar mevcuttur:
  Fiyat artırımı, vergilendirme
  Fiyat dışı yaklaşımlar: Bilgilendirme, reklam-tanıtım yasağı, sigara kısıtlamaları
  Sigara bırakma tedavileri
  Tütün arzının kontrolü ve tütün kaçakçılığı

Fiyat artırımı, vergilendirme: Sigara fiyatlarındaki artışın talebi azaltmada çok etkili olduğu gösterilmiştir. Bu tüm ülkeler için geçerlidir. Yüksek vergi insanları sigara bırakmaya yönlendirirken, bazılarının da sigaraya hiç başlamamasını sağlar. Sigara fiyatındaki %10’luk artış, Türkiye gibi orta gelir grubundaki ülkelerde %8’lik talep azalması sağlar. Özellikle tütün epidemisi için riskli gruplardan olan çocuklar ve ergenler fiyat artışına daha fazla yanıt verir.
Yapılan çalışmalardaki hesaplamalara göre, 1995 yılında sigara fiyatları %10 artırılmış olsaydı, bugün en az 40 milyon kişi sigarayı bırakmış ve sigaraya bağlı en az 10 milyon ölüm (%3) önlenmiş olacaktı. Bu sayede engellenen ölümlerin 9 milyonu ise gelişmekte olan ülkelerde olacaktı.
Sigaradan elde edilen vergi geliri AB ülkelerinde 5 ila 18 milyar dolar arasında değişmektedir. Ülkemizde ise sigaradan elde edilen vergi geliri bu kadar yüksek değildir, vergilerin ancak %10’dan fazlası sigaradan sağlanmaktadır. Hükümetlerde vergi gelirindeki artış nedeniyle sağlanacak tüketim azalmasının sigaradan elde edilen vergi gelirinin azalmasına yol açacağı endişesi vardır. Ancak vergi oranlarındaki artışın, toplam sigara tüketimini azaltırken, sigaradan elde edilen vergi gelirlerinde artma sağladığı bilinmektedir.
Vergi konusunda karar verirken sigaradan korumak istediğimiz kaç çocuk ve genç var, vergi gelirlerindeki artış mı yoksa sağlık yükündeki azalma mı önemli, sigaranın içmeyenler üzerindeki maliyeti ne kadar önemli, sigara nedeniyle erken yaşta ölenlerin ekonomiye katkısı ne kadar gibi sorulara yanıt vermek gerekir. Araştırmacılar, fiyat artışının insanları sigarayı bırakmaya cesaretlendireceğini ve diğerlerinin de başlamasını engelleyeceğini, tekrar tekrar göstermişlerdir.
İsveç, 1998 yılında kaçakçılığı önlemek ve vergi gelirlerini artırmak için sigara fiyatlarını düşürmüştür. Bunun sonucunda aynı yıl içinde sigara tüketimi belirgin olarak artmıştır. Sigara tüketiminin artmasının yanında İsveç’in sigaradan elde edilen vergi gelirleri de azalmıştır. Vergi artırımı konusu hangi ülkenin gündemine girerse girsin, hemen vergi artışının kaçakçılığı artıracağı tartışılmaya başlanır ve ne tesadüftür ki daha vergi artışı bile olmadan kaçakçılık artar.
Grafikte sigaranın fiyatı ve tüketim miktarının ters orantılı olduğu görülmektedir.

 
 

ANIMSAYALIM: Sigara fiyatlarındaki artışın talebi azaltmada çok etkili olduğu gösterilmiştir. Bu tüm ülkeler için geçerlidir. Yüksek vergi insanları sigara bırakmaya yönlendirirken, bazılarının da sigaraya hiç başlamamasını sağlar.

Tütün talebini azaltmaya yönelik fiyat dışı yaklaşımlar

Sigara fiyatlarını artırmak dışında da hükümetlerin uygulayabileceği ve etkili olduğu gösterilmiş yöntemler mevcuttur. Bunlar;

  • Sigara reklam ve tanıtımının yasaklanması  
  • Tütün promosyonlarının engellenmesi  
  • Sigara karşıtı reklâm kampanyalarının yapılması
  • Sağlık uyarılarının güçlendirilmesi  
  • Sigaranın sağlık etkileri konusunda bilgilendirici malzemelerin hazırlanması ve topluma sunulması
  • İş yerleri ve kamuya açık mekânlarda sigara içiminin önlenmesi.

Sigaranın sağlık üzerindeki etkilerini içeren bilgilerin yayınlanmasının sigara tüketimini azalttığı; tanıtım ve reklamlara yönelik kapsamlı yasakların tüketimi %7 oranında azalttığı gösterilmiştir. Burada önemli nokta reklam yasağının kapsamlı uygulanmasıdır. Sigara firmalarının televizyon, dergi ve gazete gibi mecralardaki reklam yasağını, başka alanları kullanarak aşmayı başardıklarını biliyoruz. 1970 - 1992 yılları arasında 22 yüksek gelirli ülkenin incelendiği araştırmada, sigara reklam, tanıtım, promosyon ve sponsorluklarının kapsamlı olarak kısıtlanmasının sigara içme oranlarında belirgin azalma sağladığı gösterilmiştir. Kısmi kısıtlamaların etkisi ise çok düşük kalmıştır. Ülkemizde tütün ürünlerinin reklam ve tanıtımını sınırlayan kanunlar ilk kez 1996 yılında yasalaşmıştır, ancak sigara firmaları bunu aşmanın yollarını kolayca bulmuşlardır.
Aşağıdaki grafikte sigara tanıtım yasağı olan ve olmayan ülkelerdeki sigara tüketim azalmasını görebilirsiniz. Tanıtım yasağının sigara tüketimindeki azalmaya olan katkısı belirgin olarak görülmektedir. 
 


Aşağıda tütün endüstrisinin reklam yasağı öncesi ve sonrasında, yasağı aşmak için uyguladığı yöntemlerin örneklerini görebilirsiniz. 
                          
                           Standart bir Marlboro reklamı.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde benzer örnekleri kullanılan bu reklam Arjantin’de yayınlanmış. 1996 yılına dek bu tür reklamların ülkemizde yayınlanması serbestti.
 
 
2006 yılında yapılan Bahreyn F1 yarışı.


Formula 1 yarışmalarında sigara reklam yasağının gelmesine rağmen Philip Morris Ferrari ile olan sponsorluk anlaşmasını bozmadı. Araçlarda doğrudan sigara kullanımı yerine yarış arabalarını sigaralarda kullanarak satışa sundu. Bu sayede reklam devamlılığı sağlandı.

Reklam yasaklarının çocukların üzerinde de önemli etkisi vardır. Tütün endüstrisinin çocukların dikkatini çekmek ve çocuklara yönelik etkinliklere ağırlık vermek için artan çabaları olduğu da bilinmektedir. Ülkemizde sigara marka ve logo bilinirliğine yönelik 7-13 yaş arası ilkokul çocuklarıyla 1996 yılında yapılan bir çalışmada, Salih Emri ve arkadaşları erkek çocuklarında Camel, Marlboro ve Samsun sigara markalarını hatırlama oranlarını %84.0, %92.1 ve %95.2 olarak belirlemişlerdir. Bu sigaraların logo tanınma oranları ise sırasıyla %90.5, %69.5 ve %80.8 olarak belirlenmiştir. McDonald’s logo bilinirliği ise %67.3’tür.

Sigaranın sağlık üzerindeki etkilerini içeren bilgilerin yayınlanmasının sigara tüketimini azalttığı; tanıtım ve reklamlara yönelik kapsamlı yasakların tüketimi %7 oranında azalttığı gösterilmiştir. Ancak sigara firmalarının televizyon, dergi ve gazete gibi mecralardaki reklam yasağını, başka alanları kullanarak aşmayı başardıklarını biliyoruz.

Sigara bırakma tedavileri

Tütün talebini azaltmaya yönelik üçüncü yöntem sigara bırakmak isteyenlere yardım kanallarının açık olmasıdır. Nikotin replasman tedavisi (NRT), bupropion ve vareniklin’in nikotin yoksunluk sıkıntılarını azalttığı ve sigara bırakma başarısını artırdığı kanıtlanmıştır. Bu nedenle etkinliği kanıtlanmış bu tedavi yöntemlerinin kolay ulaşılabilir olması ve sağlık sigortaları tarafından geri ödemeye alınması tüketimi azaltmaya katkı sağlayabilir.
Tütün tüketimini azaltmaya yönelik tüm bu yöntemlerin etkisini tek tek araştırmak kolay değildir. Çoğu ülkede bu yöntemler bir arada kullanılmaktadır. Bununla birlikte elde edilen kanıtlar her bir yöntemin diğerinin başarısını artırdığı yönündedir.

Etkinliği kanıtlanmış sigara bırakma tedavi yöntemlerinin kolay ulaşılabilir olması ve sağlık sigortaları tarafından geri ödemeye alınması tüketimi azaltmaya katkı sağlayabilir.

Tütün arzının kontrolü ve tütün kaçakçılığı: Tütün arzını azaltacak yöntemlerin başarısı, tütün talebini azaltmaya yönelik girişimlerin aksine daha düşüktür. Bunun nedeni bir tedarik kanalının kapatılması durumunda başka bir yöntemle piyasaya arzın sağlanmasıdır. Tütün tarımı ile ilgili girişimler neredeyse tümüyle gerçek dışıdır. Ekilecek ürünün değiştirilmesine yönelik yaklaşımlar tütün arzını azaltmaktan çok, tütün kontrolü ile gelir düzeyi azalacak yoksul çiftçilerin desteklenmesi için önemlidir.
Tütün ticaretinin kısıtlanmasına yönelik yaklaşımların da başarılı olmadığı görülmüştür. Ancak bunlar dışında tütün arzını azaltmaya yönelik girişimlerden birisinin anahtar önemde olduğu belirlenmiştir. Tütün kaçakçılığının önlenmesi tütün kontrolünün önemli bileşenlerindendir. Kaçakçılığın önlenmesi için, vergi bandrolleri, ülkeye ait uyarı metinleri ve kaçakçılarla etkili mücadele yöntemleri kullanılmalıdır.
Tütün kaçakçılığı sadece yüksek vergiler veya vergi farkları nedeniyle yapılmaz. Elbette bunların kaçakçılıkta katkısı vardır ancak bu daha çok ülkedeki genel yolsuzluk oranı ile bağlantılıdır. Tütün kaçakçılığı şu durumlarda artar:  

  • Toplumun buna karşı hoş görüsü varsa 
  • Kontroller zayıfsa 
  • Ülkedeki yolsuzluk fazlaysa 
  • Tütün endüstrisinin suç ortaklığı varsa 
  • Organize suçların katılımı varsa

Kaçakçılık ile tütün firmalarının arasında ilişki olduğuna dair güçlü kanıtlar birikmektedir. Üretilen sigaralar A ülkesinden B ülkesine arada pek çok ülkeden geçen karmaşık bir rota izleyerek ihraç edilir ve bu yol boyunca arada bir yerlerde kaybolurlar. Kanada gibi bazı ülkeler buna karşı önlem olarak sigaranın ihraç edileceği ülkeye ulaşana kadar vergisinin üreticiden alınmasının kaçakçılığı azaltacağını tartışmaktadırlar.

Tütün arzını azaltacak yöntemlerin başarısı, tütün talebini azaltmaya yönelik girişimlerin aksine daha düşüktür. Bunun nedeni bir tedarik kanalının kapatılması durumunda başka bir yöntemle piyasaya arzın sağlanmasıdır.

 




"TÜRKİYE DOKTORLARINI ARIYOR!" projesi ve web sitesi PFIZER İLAÇLARI'nın koşulsuz eğitim desteği ile gerçekleştirilmektedir.
Burada verilen sağlık bilgisi yalnızca eğitimsel amaçlar içindir ve bir sağlık çalışanıyla yapılan görüşmelerin yerine geçmesi amaçlanmamaktadır. Hasta bakımı ile ilgili tüm kararlar, hastanın kendi özelliklerini de göz önünde
bulunduran bir sağlık çalışanıyla birlikte alınmalıdır.

Yasal uyarı | Gizlilik beyanı | İletişim